HAKKIMIZDA

Otizm Nedir?

Otizm spektrum bozukluğu, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel farklılıktır. Otizmin, beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı sanılmaktadır.

Bugün, otizm spektrum bozukluğuna neyin sebep olduğu bilinmemekle birlikte otizmin genetik temelli olduğuna ilişkin bulgular vardır. Ancak hangi gen ya da genlerin sorumlu olduğu henüz bilinmemektedir. Çevresel faktörlerin de otizme yol açabildiğine ilişkin görüşler vardır. Otizm spektrum bozukluğu olan tüm bireyler iki temel alanda yetersizlik göstermektedirler.

Sosyal iletişim ve sosyal etkileşimde yetersizlik

• İlişki kurma ve sürdürmede zorlanma,

• Göz kontağı kuramama, vücut dilini anlayamama, jest ve mimikleri anlayamama,

• Duyguları ifade edememe,

• Etkileşim başlatma ve sürdürmede zorlanma, sosyal etkileşimde isteksiz görünme,

• Espri, şaka ve mecaz anlamlı ifadeleri anlamakta zorlanma.

Tekrarlanan/takıntılı davranışlar ve sınırlı ilgi alanları

• Tekrarlanan ya da takıntılı motor davranışlar, nesne kullanma ya da konuşma,

• Aynılık üzerinde ısrar etme, rutinlere aşırı bağlılık,

• Yoğunluğu açısından anormal denebilecek derecede takıntılı ve sabit ilgilere sahip olma

• Belli ses, doku ya da koku gibi duyusal uyaranlara karşı aşırı tepkili olma ya da tepkisiz kalma.

Otizmli bireyler yukarıda sıralanan özelliklerin tümünü göstermeyip belirtilerin bazılarını farklı düzeylerde gösterebilirler.

Otizm açısından değerlendirme yapmak gerekir. Erken tanı ve etkililiği kanıtlanmış eğitim yöntemleri ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşık %50’sinde otizmin belirtileri kontrol altına alınabilmekte, gelişim sağlanabilmekte, hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde gelişimsel olarak akranlarını yakalayabildikleri gözlemlenmiştir.