Okuldan İş Hayatına Geçiş: Aileler Ne Zaman, Nasıl Hazırlanmalı?
Otizmli bir çocuğun okul hayatından iş hayatına geçişi, aileler için hem heyecan verici hem de endişe dolu bir süreçtir. “Çocuğum çalışabilir mi?”, “Ne zaman başlamalıyız?”, “Hangi destekleri alabiliriz?”, “Ben nasıl hazırlanmalıyım?” gibi sorular, bu dönemde sıkça sorulur. Bu yazıda, okuldan işe geçiş sürecini anlamaya ve aileler olarak neler yapabileceğinize dair pratik önerilere yer vereceğiz.
Geçiş Süreci Nedir ve Neden Önemlidir?
Geçiş süreci, bireyin okul hayatından yetişkin hayatına (istihdam, bağımsız yaşam, toplumsal katılım) geçmesini desteklemek için yapılan planlı ve bilinçli hazırlıktır. Bu süreç, sadece okul bitmeden birkaç ay önce değil, erken yaşlardan itibaren başlamalıdır.
Neden bu kadar önemli?
- İstihdam, yalnızca gelir elde etmek değil, aynı zamanda kimlik kazanma, topluma katkı sunma ve bağımsızlaşma sürecidir.
- Otizmli bireyler, uygun destekle iş dünyasında çok başarılı olabilir, ancak bu destek planlanmadan gerçekleşmez.
- Geçiş dönemi iyi planlanmazsa, genç yetişkinler okul sonrasında “boşlukta” kalabilir, depresyon, motivasyon kaybı ve sosyal izolasyon yaşayabilir.
Araştırmalar gösteriyor ki, erken planlama yapan aileler ve bireyler, iş bulma ve işte kalıcı olma konusunda çok daha başarılıdır.
Ne Zaman Başlanmalı? Erken Planlamanın Önemi
İdeal olarak, geçiş planlaması 14-16 yaş civarında başlamalıdır. Hatta bazı uzmanlar, bu planlamanın daha erken (ilköğretim yıllarında) temelleri atılması gerektiğini savunur.
“Ama çocuğum daha küçük, zaman var” demeyin. Erken planlama şu anlama gelir:
- Çocuğunuzun ilgi alanlarını keşfetmek
- Güçlü yönlerini belirlemek
- İş dünyasına hazırlamak için ev içinde ve okulda küçük sorumluluklar vermek
- Mesleki deneyim fırsatları yaratmak
- Sosyal becerileri günlük hayatta desteklemek
Erken planlamanın amacı, çocuğunuzu “işe zorlamak” değil, olasılıkları keşfetmesini sağlamak ve kendine güvenini artırmaktır.
Aileler Olarak Ne Yapabilirsiniz?
1. İlgi Alanlarını ve Güçlü Yönlerini Keşfedin
Her bireyin, işe dönüşebilecek ilgi alanları ve güçlü yönleri vardır. Ancak bunları keşfetmek için fırsat yaratmak gerekir:
- Çocuğunuz neyi seviyor? Bilgisayar, hayvanlar, sayılar, müzik, kitaplar…
- Hangi görevlerde dikkatini uzun süre toplayabiliyor?
- Tekrar gerektiren işlerden hoşlanıyor mu?
- Görsel, işitsel, dokunsal öğrenme yollarından hangisinde daha başarılı?
Bu keşif süreci, zorlamadan, doğal gözlemlerle yapılmalıdır. Unutmayın: İstihdam, kişinin sevdiği ve başarılı olduğu bir işte olmalıdır, yoksa sürdürülebilir olmaz.
2. Evde İş Becerilerini Destekleyin
İş becerileri, sadece iş yerinde öğrenilmez. Günlük rutinler, çocuğunuzun iş hayatına hazırlanması için mükemmel fırsatlardır:
- Sorumluluk verin: Sofra hazırlama, çöp toplama, bulaşık yıkama gibi ev işlerinde görev verin.
- Zaman yönetimi: “Sabah 8’de kahvaltı, 8:30’da hazırlanma, 9’da çıkış” gibi rutinler, iş saatlerine uyum sağlamayı kolaylaştırır.
- Talimatlara uyma: Adım adım talimatlar verin ve takip edin. Bu, iş yerinde çok kritiktir.
- Planla ve organize et: Haftalık görev listesi yapın, takvim kullanın, hatırlatıcılar koyun.
- Sosyal beceriler: “Merhaba”, “Teşekkür ederim”, “Yardım edebilir misiniz?” gibi temel iletişim cümlelerini günlük hayatta pratik yapın.
Evde verilen bu küçük sorumluluklar, çocuğunuzun “ben yapabilirim” özgüvenini artırır.
3. Mesleki Deneyim Fırsatları Yaratın
Lise yıllarında, gerçek iş deneyimi edinmek çok değerlidir:
- Staj programları: Okulda veya sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yaparak kısa süreli staj fırsatları arayın.
- Gönüllülük: Kütüphane, hayvan barınağı, bakım evi gibi yerlerde gönüllü olarak çalışmak, iş dünyasına yumuşak bir geçiş sağlar.
- Aile işi: Eğer ailenin bir işyeri varsa, çocuğunuzun basit görevlerde çalışmasına izin verin.
- Kurs ve hobi grupları: İlgi alanına yönelik kurslar (fotoğrafçılık, bilgisayar, aşçılık), becerilerini geliştirir ve sosyal ağını genişletir.
Bu deneyimler, çocuğunuzun ne tür işlerde başarılı olabileceğini anlamanıza yardımcı olur.
4. Yasal Haklar ve Destekleri Öğrenin
Türkiye’de otizmli bireylerin istihdamı için çeşitli destek mekanizmaları vardır. Bunları bilmek, haklarınızı savunmanızı sağlar:
Mesleki Rehabilitasyon Merkezleri (MRM): Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı bu merkezler, mesleki beceri eğitimi verir. Ancak unutmayın, MRM’ler bir “son nokta” değil, açık iş piyasasına geçiş için bir “ara durak” olmalıdır.
İŞKUR destekleri: İŞKUR, engelli bireylerin istihdamı için işbaşı eğitim programları, iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri sunar. İŞKUR’a kayıt olun ve düzenli takip edin.
Destekli istihdam programları: Eker Süt Ürünleri’nde 2018 yılından bu yana sürdürülen Otizmli Bireyler İş Gücünde (OBİG) gibi destekli istihdam programları ile otizmli bireylerin açık iş piyasasında çalışması desteklenir. Bu tür programlar, iş koçluğu desteği sunar.
Belediye uygulamaları: Bazı belediyeler, engelli bireylerin istihdamı için yerel projeler yürütür. Bulunduğunuz bölgedeki belediyelerin engelli hizmetleri birimlerini araştırın.
Sosyal güvence: Otizmli bireyin engelli sağlık kurulu raporu varsa, SGK primi devlet tarafından desteklenebilir. İşverenlere de teşvikler sağlanır.
5. Okul ile İş birliği Yapın
Okulunuz, geçiş planlamasında önemli bir ortaktır:
Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP): Çocuğunuzun BEP’inde, meslek hedefleri mutlaka yer almalıdır. “Lise sonrası ne yapacak?” sorusu, BEP toplantılarında tartışılmalıdır.
Rehberlik servisi: Okul rehber öğretmenleri, meslek danışmanlığı yapabilir, mesleki eğitim kurslarını önerebilir.
Meslek dersleri: Lise döneminde, mesleki-teknik eğitim seçeneklerini değerlendirin. Bazı otizmli bireyler için meslek lisesi, akademik liseden daha uygun olabilir.
İletişim: Öğretmenlerle düzenli iletişimde olun, çocuğunuzun güçlü yönlerini ve zorlandığı alanları paylaşın.
Çocuğum Çalışabilir mi?
Bu, ailelerin en sık sorduğu sorudur. Ve yanıtı şudur: Evet, uygun destek ve uygun iş bulunduğunda, çoğu otizmli birey çalışabilir.
Ancak şunu anlamalıyız: İstihdam, herkes için aynı şekilde görünmeyebilir:
- Bazıları tam zamanlı, bazıları yarı zamanlı çalışabilir.
- Bazıları ofiste, bazıları uzaktan çalışabilir.
- Bazıları karmaşık görevlerde, bazıları tekrarlayan görevlerde daha başarılıdır.
Önemli olan, çocuğunuzun potansiyelini görmek ve o potansiyele uygun fırsatlar yaratmaktır. “Çalışamaz” demek yerine, “Hangi koşullarda, hangi destekle çalışabilir?” diye sormak gerekir.
Ailelerin Sık Düştüğü Tuzaklar
1. Aşırı Koruma
“Çocuğum zorlanır”, “Mobbinge uğrar”, “Başaramaz” kaygısıyla, çocuğunuzu iş deneyiminden uzak tutmak, onun gelişimini engeller. Risk almadan, büyümek mümkün değildir.
2. “Olmaz” Demek
“Otizmli bireyler şu işi yapamaz” gibi genellemeler, bireysel potansiyeli görmezden gelir. Herkes benzersizdir, lütfen çocuğunuzu bir kalıba sokmayın.
3. Yalnız Başına Çözmeye Çalışmak
İstihdam süreci, ailenin tek başına üstesinden gelebileceği bir süreç değildir. Profesyonel destek alın, sivil toplum kuruluşlarıyla iletişime geçin, diğer ailelerle deneyim paylaşın.
4. Son Anda Harekete Geçmek
Lise son sınıfta “Şimdi ne yapacağız?” diye sormak, çok geç olabilir. Erken planlama, seçenekleri artırır.
Gelecek, Birlikte İnşa Edilir
Okuldan işe geçiş, yalnızca çocuğunuzun değil, sizin de bir geçiş sürecidir. Çocuğunuzun bir yetişkin olarak toplumda yer almasını izlemek, onun bağımsızlaşmasını desteklemek, hem gurur verici hem de zorlayıcıdır.
Ama unutmayın: Siz yalnız değilsiniz. Destekli istihdam programları, iş koçları, kamu destekleri, sivil toplum kuruluşları ve en önemlisi diğer aileler, bu yolda yanınızdadır.
Çocuğunuzun çalışabileceğine inanın, ona fırsatlar yaratın, güçlü yönlerini keşfetmesine yardımcı olun. Çünkü her bireyin, katkı sağlayabileceği, kendini değerli hissedeceği bir yeri vardır. Ve o yer, doğru destekle, mutlaka bulunur.
İş hayatı, yalnızca para kazanmak değildir. Kimlik, özgüven, toplumsal aidiyet ve anlam demektir. Çocuğunuza bu fırsatı sunmak, en büyük hediyeniz olabilir.
- Genel
